Zonguldak basın camiasının unutulmaz anıları ve gülümseten kareleri
Zonguldak basının emektarlarından Arife Güleryüz’ün ‘Karadeniz’de gemilerinin yandığı bir gün.’ Muhtemel çok yorucu geçen bir miting takibi, silahını indirmiş bir asker edasıyla poz vermiş. Basının yorgun piyadesi Arife… Mihail Lermontov; Gazeteci, Okur ve Yazar eserinde şöyle diyor, “Emin olun ağır zincirler, taşımaya mahkûmuzdur biz gazeteciler!” Çok doğru bir söz. Ama şunu da biliyoruz, “Hangi çılgın bize zincir vuracakmış şaşarım!”
Türk Gazeteci, Türk kadını pozu… Fadi, esas yürüyüşte bir asker edasıyla tören selamlaması yapıyor. Kaz adımları ile ahaliyi selamlıyor. Arka fonda sosyal medyada meşhur olan ‘Bu Tanrı’nın ordusu’ çalıyor gibi. Uzman çavuşlar düğüne girerken sağı solu iterek gelir ya. Fadi’nin pozu öyle bir anlatıda hafızalara kazınmış.
KGD Yönetimi ve yeni dernek binamızdan ilk kareler. Herkesin yüzünde müthiş bir mutluluk. Nihilist Penguen hiç sürüden ayrılmamış, Horoz Wilson sele hiç kapılmamış, annesi olmadığı için oyuncak maymuna sarılan Maymun Punch’ın annesi varmış gibi bir mutluluk. Selçuk Koçaklı’nın yüzünde “10 Milyon Dolar verseler Batuhan’ı yazar mısın?’ bakışı var. Selçuk’un kafasından selde sürüklenen horoz Wilson canlanır ve şöyle der, “Lo, siento Wilson’!” Türkçesi, “Özür dilerim Wilson”. Emrah Keçeci peşin satan esnaf pozu vermiş. Gürkay Gündoğan mütavazi gülüşü ile başarılarını sakladığı gibi çalışmalarını da saklamış. Fadime Yılmaz Elma, elma gibi yanakları ile ‘Yılın Elma Güzeli’ olarak kayıtlara geçti. Sertaç Özdemir, on numaralı bakışı ile Yeşilçam’a göz kırpıyor. Gürkay Gündoğan’ın yeni belgeselinde başrolü kaptı. Öznur Güneş’in yüzünde ‘Bir yerlerde soru sorulacak masum bir başkan var hissediyorum’ gülüşü var. Arife Güleryüz, bayram gazetesini bitirmiş. Eee ne olacaktı? Bugün ‘Arife’ yarın ‘Bayram’ değil mi? (Hiç sevmez bu esprimi). Efendim dernek binamızın halısı İran halısı olmakla beraber bunu dokuyan kadının kör olduğunu belirten Başkanımız İlknur Yılmaz Whatsapp grubuna yazarak üyelik aidatlarımızı ödememizi istedi.
Yine yerel ölçekte ikonik fotoğraflardan biri. Anadolu Ajansı Zonguldak ekibi Milli Sporcu ile röportaj yapıyor. Arkada atom karınca Fadime Yılmaz Elma. Sandalyede oturan Gökhan Yılmaz. Fadime Yılmaz Elma’ya camiada ‘Fadi’ denir. Ben kendisini aradığımda ‘Fadümeeee’ derim. O da , “Botuhan” der. Fadi’nin yüzünde ‘Fadümeee’ demişim gibi bir ifade var. Gökhan Yılmaz’ın oturuşunda ise ince bir nezaket gizli. Mikrofonu yukarıdan tutmak yerine Milli Sporcunun engelli aracı ile aynı seviyede oturmayı tercih etmiş. Bir gazetecinin ince bir nezaket örneği. Tarihe düşülmüş enfes bir poz.
Zonguldak basınının güzel anılarını derleyen gazetecilerin güzel anısı… Bu ekibin bir araya gelerek bu kadar ciddi poz verebilmesi çok manidar. Öznur Güneş, savaş haritalarını açarak kurmaylarına stratejik kararlarını anlatıyor gibi. Bir puzzle birleştiriliyor. Arşivler açılmış. Gazetecilikte meşhur olan ‘Arşiv her şeydir’ sözünün kadraja girmiş hali. Arife Güleryüz’ün spor ayakkabısı ve çorapları ‘Zonguldak Moda Haftasından’ izler taşırken basın camiasına ‘modanın ikonu’ olarak ilham veriyor.
Pusula Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve DHA muhabiri Öznur Güneş maden ocağında. Süsü, püsü ile medyamızın önde gelen moda ikonlarından olan Öznur Güneş, maden ocağında adeta ‘Elmas’ gibi parlıyor. Karaelmas’ın ortasında görev yapan ‘pırlanta ışıltısısın’ kadın gazeteci Öznur Güneş! Sanırım madenciler yer altında daha önce böyle bir şey görmemiştir. Öznur Güneş, önündeki ‘barbunya pilakiden’ ince bir çatal almış anlaşılan. Öznur Güneş’in yüz ifadesinde ‘Başkanım soru sorabilir miyimmmm?’ mutluluğu var. Reisin yüzünde vatan gülüşü var! Kesin orada da birine bir şeyleri sormuştur.
KGD iftar yemeğinden medyamızın genişletilmiş kadrosu. ‘İçerisi şampiyonlar ligi gibi’ sözüne tam uyan bir kare. KGD Başkanı İlknur Yılmaz İpekçi’nin yüzünde keyifli bir gülümseme var. ‘Gol atmış Osimhen’i izlerken biz’ gülümsemesi bu. Nerde görsek tanırız. Fotoğraf görenlerde ‘We Are Family’ yani ‘biz bir aileyiz’ pankartını hatırlatıyor. Fadi’nin yüzünde kadroya giremediği için bozulan ancak yalandan gülen İcardi gülümsemesi var. Batuhan Karamalak’ın yüzünde ‘bedelli askerliği başkasına ödeten’ rahatlığı var. Duygu Elma Özfidan’ın yüzünde ‘Yüksek lisans tezini vermenin’ haklı yorgunluğu ve mutluluğu var. Arife Güleryüz’de Juventus’u eleyen Okan Buruk edası var. Hem tavır olarak hem de boy olarak.
Karaelmas Gazeteciler Derneği üyesi kadınların Keltepe Kayak Merkezi hatırası… Zonguldak basınının ‘Kardelenleri’. Haber bültenlerinin klişesidir ya, “Kar yağışına en çok sevinen yine çocuklar oldu” diye. Yüzlerde çocukça bir gülümseme. Ve onun getirdiği masum bir hava. Nazım Hikmet şöyle diyor, “kör bir insan gibi kaldı altında yağan karın. Lambayı yakma, bırak! Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların dilsiz olduklarını anlıyorum. Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.” Kar yağmış ve bize gülümsetecek bir anı olarak bu fotoğraf kalmış.
GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Maden Şehitleri Anıtı önünde basın açıklaması yapıyor. Basınımızın güzide temsilcileri Mutlu’yu Hilal taktiği ile kayda alıyor. Fotoğraf ‘Bir haberin kamera arkası’ olarak adlandırılabilir. Arkada yine müthiş gülüşüyle neşesiyle medyamızın ‘Güneşi’ Öznur Güneş yer alıyor. Suratında İlber Ortaylı’nın cahillere maruz kalmış ifadesi var.
Demirören Haber Ajansı’nın Zonguldak Sorumlusu Ali Sencer Arslan. Akşam güneşi güzele vururmuş derler ama Sencer’in yüzüne vuran güneş değil. Karanlık maden ocaklarında alın terini ve ekmek kavgasını aydınlatan madenci feneri. Haber, dünyanın her yerinde yeryüzünde yapılır. Zonguldak’ta yerin altında da yapılır. Sencer, uzman çavuş kamuflajı ile ‘Uzman Gazeteci’ pozu vermiş.
İhlas Haber Ajansı Zonguldak Sorumlusu Onur Altındağ’dan bir kare. Yine ikonik bir fotoğraf. Yorgunluk, ekmek parası, mücadele. Kuvvetle muhtemel kamera üzerine zimmetli. Kameraya bir şey olmasın diye uyurken bile sarılmış. Güvercin ürkekliğinde bir ekmek kavgasının fotoğrafı. Uyku ölümün kardeşidir derler. Ölüme bir meslek sevdası. Biraz mizahi bakarsak, “Bir yerlerde haber var hissediyorum’ karesi. Haberciliğin transa geçmiş hali. Onur Altındağ rüyanda olsun haber arama.
Yine çok ikonik fotoğraflardan bir tanesi daha. Pusula Gazetesi’nden emekli olan Aydın Arslanyılmaz Gazipaşa Caddesi’nde merdivene çıkarak kalabalığın geniş fotoğrafını almaya çalışıyor. Arslanyılmaz basından emekli olmuş bir ağabeyimizdir. Tam hem fotoğrafa hem de basına verdiği emekle Ahmet Haşim’in şu dizelerini hak ediyor, “Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…”
KGD Yönetim Kurulu üyesi ‘Sarı fırtınamız’, ‘Portakal Çiçeğimiz’ Selçuk Koçaklı’nın Vikipedi ve Ötesi eğitiminden bir enstantane. Bu fotoğrafta bizde ‘Vikipedi ve Ötesi’ değil ‘Koçaklı ve Berisi’ olarak hafızalara kazındı. Sarı Lacivert renkleri ömrünü kemirdiği için Selçuk turuncuyu olmayı seçti. Ne yardan ne serden geçti. Ne sarıdan vazgeçti ve sarı olabildi. ‘Uşakla parayı verin bakam’ diyerek aidat toplaması ile hafızalarımızda yer alır. Son dönemde verdiği kilolar ile dikkat çekiyor. Forvet oyuncusu olmayan Fenerbahçe için form tutuyor. Bir dönem “Kabe’de Hacıları ‘Hu der Allah’ ilahisini çok dinliyordu. Ben sebebini bilmiyorum. Basındaki arkadaşlar bilebilir. Portakal yetişmeyen bir coğrafyada portakal çiçeğimizdir kendisi. Çukur dizisinin ‘Koçovalısı’ varsa bizim de Koçaklımız var!
KGD eski Başkanlarından Bahattin Arı'nın CHP’li Fırat Birkan’ı ağırladığı günden. Tam bir protokol gerginliği var havada. Eski Başkan Arı misafirini iyi ağırlamış olacak ki Fırat Birkan’ın yüzünde memnun bir gülümseme var. Mimar olduğu için harika tasarımlar yaparken insani olarak da bir mimariye sahip. İyi insan ilişkileri de tasarlayabiliyor. Genç jenerasyon siyasetçilerden KGD’yi ilk ziyaret eden isim olarak dikkat çekiyor.
Demirören Haber Ajansı eski büro şefi, TRT Haber Muhabiri, GMİS Basın görevlisi Gürkay Gündoğan’ın ödüllü belgeseli ‘K-ÖMÜR’ belgeseli çekimlerinden bir kare. 31. Gün Belgelleri’nin Mehmet Ali Birand’ı varsa bizim de ödüllü belgeselcimiz Gürkan Gündoğan’ımız var. Kamera, Haber, kurgu… Gündoğar, günbatar! Gürkay hiçbir zaman yılmaz. Çalışkan adamdır. Gür-kay, Gür-koş, Gür-gel, Gür-git, Gür-dur, Gür-yap! Görev adamı Gürkay!
KGD Başkanı İlknur Yılmaz’ın sahada habercilik yaptığı dönemlerden bir kare. Yıkılan Fevkani Köprüsü’nün istasyon ayağında çekilmiş. Başkanımızın kıyafetinden geçiş mevsiminde olduğunu anlıyoruz. Ya ilkbahar ya da sonbahar. Bu karede göçten yeni dönmüş gazeteci bir leylek görüyorsunuz. Belgesel açılış sesi ile, ‘O, göç etmek için doğdu’. Yaren Leyleği bilirsiniz balıkçıyla dostluğunu. Başkanımız, Yaren Leylek ile birlikte Afrika’dan yola çıkar Yaren Leylek Bursa’ya iner Başkanımız Yeniçağ-Eskiçağ yolunda Zonguldak tabelasını görünce memleketine sapar. Konmaktan en keyif aldığı yer Fevkani Köprüsüydü. Ama o da yıkıldı. Biz de konacak yer bulamayınca öksüz kalmasın diye KGD’ye kondurduk onu. Yeni yeri daha güzel. Yetişkin bir İlknur Yılmaz hakkında bilgi verelim. Yetişkin bir İlknur Yılmaz zaman zaman göç eder. Basın sektöründeyken şimdilerde Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nda profesyonel hayatını sürdürüyor. Yetişkin bir İlknur Yılmaz iki çocuk annesidir. Harika bir anne olduğu gibi Harikulade bir başkandır. Zayıf olduğu için besin zincirinde sizi çok zorlamaz. Her leylek gibi sanırım deniz canlıları ağırlıklı beslenir. Eski gazeteci olduğu için gagası uzundur. Bursa’daki balıkçının Yaren Leyleği gibi biz gazetecilerin de yarenidir.
Gazetecilerin uğrak noktası, Zonguldak’ın ‘aort’ damarlarından olan bir kurum. GMİS… Sendika Genel Başkanı Hakan Yeşil’in önünde bir telefon. TTK’de iş durdurma kararı alınmasının ardından Hakan Yeşil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a durumu iletmişti. Kareyi görünce ‘Telefonun başında çaresiz bekliyorum’ şarkısı çalıyor. Akabinde Armutçuk müessesinde ‘üretime devam’ kararı verildi. Kozlu’da üretim hazırlıkları başladı. Öznur Güneş yine çiçek böcek haber peşinde. Ercan Demir haberi bitirip yeni haber peşine koşmak için tipik hareketlerini kesin sergilemiştir.
YORUMLAR
